İyi Niyet

Bir işletmenin sosyal sorumluluğu sadece kârını arttırmak mıdır?

10/21/2021

Bir Türk Hava Yolları pilotu tüm diğer pilotlar gibi öncelikle yolcusunun ve uçağının emniyetinden sorumludur.

Bu sorumluluk her ne kadar şirket prosedürleri ile kendisine verilmiş ve desteklenmiş olsa da bir pilot uçuş emniyeti ilgili davranış ve sorumluluklarını şirketin kendisine olan tutumuna göre belirlemez. Meslek etiği ve meslek onuru ile görevine, şirketinin markasına saygı ve sevgisi ile uçuş emniyetini sağlama sorumluluğunu şirketin kural ve prosedürlerinden taviz vermeden koşulsuz ve karşılıksız olarak yerine getirir.

Yolcu konforu, ekonomi, zamanında iniş kalkış ve buna bağlı diğer unsurlar uçuş emniyetinden sonra gelir ve öncelikleri yoktur.

Örnek vermek gerekirse pilotlar uçuş emniyetinden taviz vererek yakıt tasarrufu yapmak veya zamanında iniş kalkış yapmak amacıyla kural ve prosedürleri ihlal etmezler, etmemelidirler.

THY çalışanları pandemi sürecinde COVID - 19 virüsünün havacılık sektöründeki olumsuz etkileri nedeniyle büyük bir özveri ile çalışırken maaşlarında yapılan ciddi kesintilere katlanarak şirketlerinin tekrar eski gücüne döneceği günleri beklemiştir.

Türk hava Yolları yönetimi; şirketin güçlenmeye başladığı, artan uçuş ve yolcu sayıları ile kargo gelirlerinin sürekli arttığı günlerin gelmesine rağmen 2019 yılı rakamlarını yakalama gibi yanlış ve geçerli olmayan kaçamak argümanlarla çalışanlarına karşı sorumsuz bir tutum ve gün geçtikçe artan bir duyarsızlık örneği sergilemiştir.

THY yönetimi; büyük bir özveri ile çalışmış ve çalışmaya devam eden THY çalışanlarının şirkete güven, aidiyet ve tüm iyi niyet duygularını kasıtlı ve sistematik bir şekilde yok ederken bugüne kadar iyi niyet bağlamındaki tüm emeklerini boşa çıkarmıştır.

THY Uçuş Ekipleri Memnuniyeti Anketimizin İyi Niyet başlığı sonuçları yakından incelendiğinde şirket yönetimi ve ekip planlamanın çalışanlara karşı iyi niyetli olmadığını ve bunun sonucunda tek motor taksi, kestirme yol (shortcut) talebi ve görerek yaklaşma taleplerinde azalma olduğu anket sonuçlarımızda açıkça görülmektedir.

THY pilotlarının çoğunluğu, yönetim tarafından iyi niyetin bilinçli ve kasıtlı olarak yok edildiği bir çalışma ortamında uçuş emniyetinden hiçbir şekilde taviz vermeden kendilerinden sadece kural ve prosedürler bağlamında beklenilen görev ve sorumluluklarını yerine getirmekte ve bu yönetime gerekenden daha fazlasını vermek istememektedir.

İşte bu nedenle de pilotların çoğu uçuş emniyetinde önceliği olmayan tek motor taksi, kestirme yol talebi (shortcut) veya görerek yaklaşma gibi özveri sayılabilecek operasyon usullerini uygulamamaktadır.

THY yönetimi de bu durumun farkında olup pilotların yakıt verimlilik programına yeniden katkı sağlaması için farklı kampanyalar başlatmış olsa da Türk Hava Yollarında aidiyet, güven ve iyi niyet unsurları yeniden tesis edilmeden, sadece gasbedilen haklar ve maaşlar iade edilse bile pilotlardan veya tüm diğer çalışanlardan hiçbir şey olmamış gibi özveri beklemek THY yönetiminin gerçeklerden ve THY çalışanlarından ne kadar uzaklaşmış olduğunun bir ifadesi olarak kabul edilmelidir.

THY yönetimi çalışanların güven ve desteğini kaybetmiş durumdadır. Pilotların başka bir havayolu şirketine müracaatları için gerekli olan referans belgesi talebindeki günlük artış, pilotların THY yönetimini terk etmeye hazırlanmakta oldukları sinyalini vermektedir.

Bugün THY de gelinen bu son noktada gerçek sorun, şirket yönetimi tarafından gasbedilen hak ve maaşlardan çok daha öte THY yönetimine BİR GÜVENSİZLİK SORUNUDUR.

BUNUN BİR ADIM ÖTESİ 'KURUMSAL SİNİZM'DİR. ÇALIŞANLARIN ŞİRKET ALEYHİNE TUTUM İÇİNE GİRMEMELERİ İSTENİYORSA, ANKETÖRLERİ BULMAK İÇİN HAFİYELİK YERİNE, HİÇ BİR KOMPLEKSE KAPILMADAN, MEVCUT YANLIŞ STRATEJİ DEĞİŞTİRİLMELİ, UÇUŞ EKİPLERİ GERİ KAZANILMALIDIR...

BU ANKET BİR "MASTER CAUTION" OLARAK GÖRÜLMELİ, YAPICI ÖNLEMLER ALINMALIDIR..