Kurumsal Aidiyet

İnsanlar şirketlerini değil, yöneticilerini terk edermiş.

tehaye

10/6/2021

21 Eylül 1982 tarihinde Delta Havayolları çalışanları o güne kadar görülmemiş en büyük yılbaşı hediyesi olan 30 Milyon dolarlık (1982 yılındaki fiyatı) yepyeni bir B767-200 uçağını şirketleri Delta Havayolları için almaya hazırlanıyorlardı.

Delta Havayolları kurulmasından 35 yıl sonra; artan yakıt fiyatları ve havacılık sektöründe rekabetin artması nedeniyle ilk kez finansiyel zorluklarla karşılaşmıştı. Buna rağmen diğer havayolları çalışanlarının ücretleri düşürürken, Delta çalışanlarının ücretlerine belli bir oranda zam yapmıştı ve siparişi verilmiş olan üçüncü B767 uçağın parasını ödemekte zorlanıyordu.

Şeffaflık, dürüstlük, adalet ve Aidiyet prensipleri üzerine kurulmuş olan Delta Havayolları, işe aldığı her çalışanına herhangi bir sendikaya üye olmadan ve sendikaya gerek duymadan çalışanın haklarını koruyacağı garantisi veren tek Amerika havayoludur. (Delta Havayolları Pilotları ülkedeki tüm diğer pilotlar gibi ALPA pilot sendikası üyesidir)

En zor zamanda bile ücretlerine zam alan 18.000 Delta çalışanı şirketlerine teşekkür etmek amacıyla üç Kabin Memurunun başlattığı ‘Project 767’ için maaşlarından %2,5 kesilmesini kabul ederken çalışanların çoğunluğu bu proje için daha fazlasını bile ödemeyi teklif ediyordu.

Uçağı satın almak için gereken 30 Milyon dolar çok kısa bir zamanda toplanır ve nihayet 15 Aralık 1982 tarihinde 7000 Delta çalışanın katıldığı bir törende (The Spirit of Delta) ‘Delta Ruhu’ adı verilen yepyeni B767-200 uçağı hizmete girer.

Delta çalışanlarının şirketlerinin devamlılığını sağlaması için bu zor zamanda göstermiş oldukları birlik beraberlik ama en önemlisi AİDİYET, Delta Havayollarının bugünlere başarılı bir şekilde ulaşmasına çok yardımcı olmuştur.

THY yöneticileri Aidiyet olgusunun gerekliliğini her fırsatta reddederken aidiyet olgusunu başlı başına bir uçuş emniyet riski olarak kabul ederler.

Yukardaki Delta Havayolları örneğimizde görüleceği gibi aidiyet olgusu bir havayolunda uçuş emniyetini tehlikeye atmadan da oluşabilir ve şirket desteği ile yeşerebilir. Aidiyet bir arıza nedeni ile hemen inmesi gereken bir uçağı o ülkedeki bakım maliyetlerini, yolcu otel masraflarını düşünerek uçağı ana üsse geri getirmek değildir. Aidiyet fırtınalı bir havada uçağı indirmeye çalışmak veya pas geçmemek veya slot kaçırmamak için taksi yolunda hız yapmak da değildir.

Kurumsal Aidiyet, bir işyerine sevgi ile saygı ile bağlanmaktır. Gerektiğinde hiç düşünmeden ve karşılık beklemeden özveride bulunmaktır. Gerektiğinde işini; ailesinin, sosyal ilişkilerinin önüne almaktır. İşyerinin yaşaması, büyümesi, güçlenmesi, itibar kazanması için beklenenden fazlasını vermek, üstelik bunu severek, isteyerek yapmaktır. İşine koşarak, ilk günün heyecanıyla gitmek, o heyecanı hiç kaybetmemektir.

Aynı zamanda bir büyük ailenin parçası olduğunu hissetmektir. İşyerinin başarıları ile övünmek, o başarıda pay sahibi olduğunu hissetmek ve bu duyguyu içselleştirmektir.

Ancak anketin bütününe bakıldığında, THY çalışanlarının emeklerinin sömürüldüğünü, haklarının yenildiğini, kullanıldıklarını düşünmeye başladıkları, Aidiyet duygusunun giderek azaldığı, çalışanların özveride bulunmaktan vazgeçtikleri görülüyor.

Asıl üzücü ve düşündürücü olan da artık çalışanların kendilerini sadece geçimlerini sağlamak için THY'de çalışmak zorunda hissetmeleri.  THY uçuş ekiplerinin yıllarca çalıştıkları emek verdikleri, büyümesine katkı sundukları şirketlerinden bir gün işten çıkartıldığını görmek, kalan personeli de olumsuz etkiliyor ve "sıra bana ne zaman gelecek" duygusunu ve kaygısını yaratıyor. Bu ciddi sorunu çözmek personelin değil yöneticilerin sorumluluğudur. Personelden Aidiyet bekleyenlerin öncelikle vefalı olmak yükümlülüğünü yerine getirmeleri gerekiyor.

 

 

Aidiyet başlığı anket sonuçları